More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Allah bir demektense ece...PhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

March 22

HAYAT…

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.


Rode roosNIETSZCHE
Comments (3)
  • View space
    ahmed
    April 25 4:28 PM

    Gönlümü dua etme ihtiyaç ve iştiyakıyla donatan Rabb-i Rahim’e kendisine yapılan münacâtların harfleri adedince hamd ü senâ ediyor, tazarru ve niyaz âdâbını talim buyuran Rehber-i Ekmel Efendimiz’e, mübarek hanesinin seçkin fertlerine ve Ashab-ı güzînine ağzı dualı kulların nefesleri sayısınca salât ü selam gönderiyor; Şefkat Peygamberi’nin hak nezdindeki kıymetini şefaatçi edinen bir merhamet dilencisi olarak bir kere daha Cevâd ü Kerîm’in dergahına el açıyorum:

    Allahım nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. hastalıklarıma şifa lutfettin.. ve bendeni hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mahmud, şükürler olsun Sana.

    Allahım, i’tikad, söz ve amel bakımından şanına lâyık olmayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım, beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. Bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük-küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inâyetine sığınan “tevvâbîn” unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et; beni günahlardan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan ve hakka muhalefet etme tehlikelerinden arındır.

    Ey kendisinden istekte bulunulanların en cömerdi ve ey talepleri yerine getirenlerin en hayırlısı Yüce Rabbim!.. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahî riâyetine almanı diliyorum.  Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını benim için aç; beni peygamberlerin, sıddîkların, şehitlerin ve sâir sâlih kulların yoluna hidayet eyle.

    Efendiler Efendisi’ne, O’nun nezih aile fertlerine ve seçkin arkadaşlarına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyorum, Rabbim!

    hayırlı cumalar...selam ve dua ile...
  • View space
    ahmed
    April 13 4:13 PM
    Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz!..
    Günlük olaylar inanmış insanda çok büyük etki yapmaz. Çünkü o, hayatının hedefi bilmiyor bu olayları. Onun hayatının bir hedefi, gayesi, ömrünün bir maksadı söz konusudur. O, bu hedefi düşünür, bu gayeyi hatırlar, bu maksada göre yorumlar her olayı.

    Onun esas meselesi, (bireysel plânda) gayesine uyan bir dinî hayat içinde olup olmadığı meselesidir.
    Bu yüzden kendi hayatını tanzim, onu büyük çapta ilgilendirir; onunla memnun, onun sapmasıyla mahzun olur.
    Aslında dikkat edilirse görülür ki, inanmış insanlar, sunî olayların etkisinden en çabuk kurtulan insanlardır.
    Hatta denebilir ki, insan inancında ne kadar derinleşirse sunî olaylardan da o nispette uzak kalır, etkisine girmez, stresine maruz kalmaz.

    Çünkü hangi olay olursa olsun onun istikbalindeki ebedi hayatıyla mukayese edilecek ehemmiyette değildir.
    Onların hepsi de gelip geçer; ancak ebedi hayatına ait konular gelip geçmez.
    Öyle ise esas mesele, ebedi hayatını burada kazanıp kaybetme meselesidir.
    Kaldı ki, bu sadece inanmış insan için değil, inanmamış için de böyledir. Ama o, şu anda onun önemini bilmiyor, farkına varmıyor.
    Bir gün öylesine bir farkına varacak ki, tartışma ****ürmeyecek şekilde hem de... Ancak bu uyanmanın hiçbir faydası olmayacaktır. Çünkü tünelin ucu göründükten sonra dönüş makbul değildir.
    Maneviyat büyüklüklerinin ifadesine göre her insan ölüm ânında varacağı mekânı görür, âkıbetini müşahede eder. Bu müşahededen sonra da ya sevinç duyar ya da büyük çapta pişmanlık.

    Pişmanlık duyanlar geri dönmek ister, yaptıklarından, söylediklerinden, yaydıklarından dönüş yapar, vazgeçip tevbe ederler. Ancak bu tevbenin onlara bir faydası olmaz. Çünkü bu tevbe, bu dönüş, âkıbeti müşahede ettikten sonraki mecburi dönüştür.

    İman ve tevbe bu kadar geciktirilmemeli, koskoca bir hayatı isyan ve inkâr içinde tüketip de âkıbetini gördükten sonra tevbe eder duruma düşmemelidir. Zira varacağı yeri keşfettikten sonraki tevbe ve iman, kurtarıcı olmaz.

    Bundan dolayıdır ki Efendimiz (sav) insanları ikaz etmiş, yaşadıkları hayata dikkat çekmiş ve buyurmuş ki:
    – Bir ömrü nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle de dirilirsiniz!

    Öyle ise, imanla yaşayın ki imanla ölesiniz. İmanla ölün ki imanla dirilesiniz. Mahşerde de imanlılara verilecek mükâfatlara layık olasınız.

    İşte imanlı insanın hayatta en mühim meselesi bu.

    İmanla yaşamak, imanla ölmek!
    Üzülürse bu konudaki gerilemesinden dolayı üzürlür, sevinirse bu konudaki hizmetinden, başarısından dolayı sevinir. Günlük dünyevî olaylar fazla etkilemez onu.
    (Ahmed Şahin)
     
  • View space
    March 28 5:17 AM

    SEVGİLİLER GÜNÜ.

    selam.

    Ben sevdiğim için,

    Beş vakit secdeye kapanırım, her gün,

    Geçici sevgiler, senede bir gün,

    Benim rabbime olan sevgim her gün.



    Onun adınadır, onun Hatırına dır tüm sevgiler.

    Allah sevgisiyle, yeşerir tüm bitkiler,

    Güller, menekşeler, laleler,

    Renga renk, çiçekler,



    Allaha kulluk yapabilmenin,hazzıyla.

    Güzel kokular saçarlar,

    Kulluk ede bilmenin coşkusuyla.

    Sabahla birlikte kıyama kalkarlar,



    Allah adına olmayan, sevgiler,

    Çıkar ilişkisine dayanır.

    Her gün değil,

    Senede bir gün hatırlanır.

    Selam ve dua ile.
    Furkan Nezir.

To add a comment, you must sign in with your Windows Live ID (a Microsoft account like Hotmail, Messenger, or MSN). Sign in
Don't have a Windows Live ID? Sign up now
Add a comment

Comment (text only):
Trackbacks

The trackback URL for this entry is:
http://birdamlayim.spaces.live.com/blog/cns!839DF8C1B8F8C6F5!634.trak
Weblogs that reference this entry